İŞTE GERÇEK TRAKYA İNSANI :)
Salim TUNÇER | 5.10.2012 23:58:57
Haber Hakkında Kısa Açıklama : Trakya insanı deyince aklınızda canlanan ilk portre ne oluyor merak ediyorum. Benim, köy kahvesine oturmuş orta yaşlı bir köylü amca canlanıyor zihnimde ilk olarak.‘ Kızan, kopil,şopar, beyav,bree‘ yi sıkça kullanan kendini muhabbete kaptırmış, konuşmaktan içemediği elindeki bardakta çayı soğumuş, güler yüzlü sevimli bir köylü amca…
Haberin Hakkında Detay :

 

Bu
günlerde de filmlerde ve internet ortamında sıkça trakya insanına tanıtımına ve
repliklerine rastlar oldum. Buna en güzel örnek de Ata Demirer’in ‘Tek
kişilik dev kadrosu
‘ve ‘Eyvah eyvah ‘ filmi sanırım. Filmde
kullanılan bazı replikleri fazla abartılı bulsam da bu film, gözünü sevdiğim
trakyamın insanını Türkiye’ye yansıtıyor ve sevdiriyor. Sonra filmi izleyenler
de hemen trakyalı arkadaşlarına gidip,onlardan trakyaca konuşmalarını
istiyorlar. Ancak buradan da duyurmak istiyorum ki öyle konuş deyince yalnız
başına olmuyor arkadaşlar, ancak iki trakyalı yan yana gelince bizim dilimiz
çözülüyor. =) Evet trakyayı çok yakından tanıyan biri olarak insanlarımıza bir
bakış açısı da ben sunmak istiyorum. Biz böyle trakyamızı anlatalım ki, eğer
bir gün bu topraklara yolunuz düşerse yabancılık çekmeyin, kendinizi evinizde
hissedin.

 

 

 

#Trakya
insanları
, trakya dışına çıktıklarında fiziksel olarak aralarında bir
benzerlik olmasa dahil gittikleri ortamda birbirlerine çok benzetilirler, hatta
kardeş zannedilirler.

 

#En
okumuşu, bilgilisi yıllaaar sonra trakyaya memleketine dönse bile toprağa ayak
bastığı anda en kral trakyalı olur, şivesi hemen değişir.

 

#Trakyalı
kendini avrupanın merkezinde sanır. Müjdat Gezen’in bir filminde kullandığı
‘gezdireyim sana avrupayı Malkara, Keşan..’ esprisi de bu psikolojiyle
türetilmiş eminim

 

#Trakya
babalarının çoğu kumral yada sarışındır. Hatta bir anadolu kızı kendi kara kaş
kara göz babasının yanında trakyalı sarışın babayı garipseyebilir.

 

#Genel
olarak trakya insanı içici olarak bilinir. Ancak içenler kadar, içmeyenler de
oldukça fazladır. Yalnız her trakyalının eğlenceye ve muhabbete düşkün
oldukları tartışılmazdır. Oldukça sıcak kanlı ve sohbete düşkün insanlarımız
tatlı dilleriyle kendini dinletmesini bilirler.

 

#Eğlencelerinin
vazgeçilmezi düğünlerdir. Düğünlere çoluk çocuk,hasta yaşlı, tüm sülale olarak
katılım gösterilir. (Hatta annem hep, ‘gökte düğün var deseler, merdiven dayar
çıkarız’ diye bir öz eleştride bulunur)

 

#Bilinenin
aksine aslında her trakyalı oynamayı sevmez. Ancak düğünlerde herkes
birbirlerini oynamaya teşvik eder, gerekirse zorlar ‘Oturmaa mı geldik beya, hadi
oynamaa’
ı şeklinde. Böylece yavaş yavaş oynama fikri benliğimize işler,
Trakyalının karakteristik özelliği oluveririr.

 

#Trakyada
kahvehane kültürü çok yaygındır. En ilginç replikler burada geçer, muhabbet
gırladır. (çokçadır)

 

#Trakyalı
türkçeyi 28 harf konuşur ‘h‘ ı kolay kolay kullanmaz. üseyin, asan, ilal
(hilal )vb. Ve hiç umulmayan yerlere h koyar bu da bi gerçek. ‘
Ayraboluya gittim hayran içtim ayran kaldım’ gibi :)

 

#İsimleri
de kendilerine özgü söylerler. Ismayıl (ismail) , ibraam
(ibrahim), Hatçe (hatice), Üsniyenge (hüsniye yenge), Emnenge (emine
yenge) Sülman (süleyman) Erduvan (erdoğan), Aydovan (aydoğan)

 

#Genel
olarak bir trakya şivesini kullandıkları gibi bu şive yer yer çeşitli kollara
da ayrılır.’ naboorsun be gülüm.’ ‘Anan da geliy mi bizimle?’ ‘ yapıyola
kadam ( kardeşim)’ cümlelerinin yüklemlerindeki gibi. Geniş zamanı şimdiki
zaman şeklinde yerleşmiş bir şive olarak kullananlarımız da mevcuttur. Ancak
belli başlı replikleri tüm trakya toprağında duyarsınız. Vee işte koca trakyalı
replikleri:

 

-aman

gene benim kara kızanıım ( sevme ünlemi)

 

-maarii!!
( şaşırma ünlemi)

 

-a
be fıyy.. (seslenme ünlemi)

 

-
sakil sakil bakınma etrafına ( salak gibi anlamında)

 

-birden
sırtıma talaz geldi (üşüdüm manasında)

 

-ırkanın
düğmelerini vur (hırkanın düğmelerini ilikle)

 

-çü
be çüü.. (köpek kovalama ünlemi)

 

-Gördüm
seni pazarda hantır hantır gezerdin

 

-naptı
ba? yada – işşt sülman nabüün? (nasılsın manasında)

 

-sabağan
kırağsında çıplacık gezme be kızanım.

 

-sen
gene ne çıkarsın, yırtık dondan çıkar gibi

 

-adi
ayda bakalım pisikletini (bisikletini sür)

 

-kızanım
paraladı kendini sınavı kazancam diye.

 

-sen
de epten yaptın kendini üç yaşında kızan gibi.

 

-
kızanla kızan olma (çocukla çocuk olma)

 

-çarparım
bak somağana bi tane.

 

-Bubacığın
nassı oldu be Mömet (mehmet), “bacacıklarım ayrıyı” derdi insancık. -
Düzeldi beyaa gavur gibi maaşalla, icbişeyciği kalmadı.

 

-o
ne anasının gözüdüüürr, baksana gözlere fıldır-fıldır.

 

-
Astayım bacacıklarım ağrıyı, mevlide gelemem ama akşamki düğüne gelirim

 

-tiii
orda bak (işaret etmek)

 

-evdekilere
arabala selam (çokça selam)

 

-vayy
firoon (argo)

 

-a
be ne gülersin keraneci?

 

Ayrıca
şuan aklıma gelen; kapçık ağızlı, susak, ayvan oğlu ayvan, yolu aykırlamak,
tüyleri gülmek, hımıldak (fener), toraman
gibi ifadeler de lügatımızda
mevcut.

 

NOT:
Bu tanıtımlar bizzat yaşanmış, replikler gerçekten söylenmiştir. Yaani
Trakyalılar gerçekten sevimli, canayakın, kibar insanlardır, trakyalı candır
Bazı küçük argolar da onların diline
yerleşmiş, gerçek anlamından uzaklaşmış, birer ünlem ifadeleri haline
gelmiştir.

 

 


Web Sitesinin Tüm Telif Hakları Site Tasarımcıları ile İçerik Hazırlayan Salim TUNCER'e aittir.
© 2011